Bruce Allen & Keith Scott ile JUNO röportajı

“Bryan Adams Türkiye’ye ilk giden şarkıcıdır.”
Bruce Allen, Bryan Adams’ın menajeri.
Bruce Allen, Bryan Adams’ın menajeri. Menajer Bruce Allen uzun süredir müşterisi olan Bryan Adams’ın kendi Canadian Hall of Fame ödülü için röportaja alınmasını tercih etmezdi… Anlaşılabilir bir tercih…
Bruce Allen, Bryan Adams’ın menajeri. Menajer Bruce Allen uzun süredir müşterisi olan Bryan Adams’ın kendi Canadian Hall of Fame ödülü için röportaja alınmasını tercih etmezdi… Anlaşılabilir bir tercih…Bu ödülü neden bu denli hak ettiği konusunda konuşmak, Kanadalı şarkıcı, gitarist ve sözyazarı için bir tür kendini övme, pohpohlama olabilirdi, oysa Bryan Adams son derece mütevazi biridir.
Bunun yerine, Allen ve Adams’ın uzun süredir gitaristi olan Keith Scott, 2 Nisan’da Halifax’taki Juno ödülleri seremonisinde ödüle layık görülen sanatçı hakkında görüşlerini paylaştılar.
Adams’ın başarıları sayısız, gıpta edilecek ve takdire şayan niteliktedir. Tüm dünyada 65 milyonun üzerinde albüm satışı, basit olduğu kadar da anlamlı portre fotoğraf çalışmaları, birçok Juno ve Grammy birincilikleri ile 3 kez Academy Ödülüne aday gösterilme. Fakat Adams, başarılı bir şarkıcıdan öte iyi bir insan. Kingston, Ontario doğumlu bu kişi aynı zamanda aktif bir yardımsever.
Allen’ın 28 yıllık müşterisi için kullandığı başka bir sıfat daha var. “O yorulamayan bir insan. Organizasyonumuzda bir sanatçı olarak onun kadar çok çalışan başka biri daha yoktur.”
Kariyerinin bu döneminde, 46 yaşındaki Adams çok kolay bir şekilde emekli olabilirdi, çalışmalarını yavaşlatabilir ya da en azından işler ile ilgili bir çok detayı başkalarına bırakabilirdi, fakat yapmadı. Röportajımızdan hemen önce, Bruce Allen’ın onunla web sitesinin yeniden tasarımı konusunda 1,5 saatlik bir görüşmesi vardı.
“Birçok insan bu konuda hiç kafalarını yormazdı bile. Onlar bana derlerdi ki, “Bununla ilgilen, bana yeni bir web sitesi hazırla, benim istediklerim bunlar bunlar, sonra görüşürüz.”, fakat o bu işin içinde.” diyor Allen, sesinde hala gözlemlenebilen şaşkınlık belirtisiyle.
“O sahip olduğu her şey ile ilgileniyor. Her şeyin uygun olduğuna emin olmak istiyor. O istiyor ki bizimle beraber oturup tasarıma yardımcı olsun, ve bunu gerçekten yapıyor. O ışıklandırmaların ayarlanmasına bile katılmak istiyor. Sahne düzenlemelerine de katılmak istiyor ve bunu da yapıyor. Burada bahsettiğimiz kişi bir robot da değil ama yaptıkları makinelerin yapabileceklerinin bile ötesinde. O bütün bu işleri kendi elleriyle tüm kariyeri boyunca, her zaman yaptı.”
İşte Allen’ın Adams ile daha 18 yaşında bir şarkıcıyken çalışmaya sevkeden şey buydu – ancak onun kadar kendini adamış ve çok sıkı çalışan bir sanatçı. Müthiş pop/rock şarkıları yazmanın ve dansçı kızlar ile havai fişeklere ihtiyaç duymadan eksiksiz bir eğlence sunabilen biri olmanın ötesinde, onu bu denli başarılı kılan şey nedir?
“Biri bir gün Bryan Adams ile ilgili her zaman aklımın bir köşesinde tuttuğum bir şey söyledi. Eğer o gençliğinde sinir cerrahı olmaya karar verseydi, dünyanın en iyi sinir cerrahı olurdu. O, “Eğer bir şey yapacaksam en iyisini yapacağım.” diyen biri.”
“Böylece herkesi işleri kendisinin yapabileceği kadar iyi yapmaya teşvik ediyor. O etrafını böyle kişiler ile çevrelemiş durumda. Birçok risk alıyor fakat etrafındaki insanları da kendisinden geri kalmamaları konusunda mücadelenin içine katıyor. O mükemmel olmaya kendini odaklamış biri. Bu inanılmaz bir şey.
” Scott, Adams’ın 25 yıllık gitaristi, bu görüşlere katılıyor. Adams’tan ne öğrendiği konusundaki soruda ise hiç tereddüt etmiyor. “Her şeyden çok, müthiş bir iş ahlakı var, çalışmayı seviyor. Neyle karşı karşıya olduğu önemli değil, her şeyini veriyor. Fotoğrafçılık, hayırseverlik, turneler, şarkılar yazmak, konuşmalar yapmak. Böyle olmak onun hoşuna gidiyor. Yalın bir şekilde ifade edersek, çalışmayı seviyor ve bana öğrettiği bir şey var ise o da “Eğer bir çalışmaya biraz olsun ekstra zaman verirsen, sonuçlar daha verimli olacaktır.
” Scott aynı zamanda arkadaşının cömertliğinden de bahsetti. Kamuoyu Adams’ın büyük maceralarını duyduğu zaman, yanında getirdiği kişileri nadiren bilirler.
“Bryan’ın katılma şansı bulduğu şeylere kaç kez beni de dahil ettiğini hatırlamıyorum.” diye ifade etti Scott. “Örneğin Wayne Gretzky ile akşam yemeğini ele alalım. Kendisinin katıldığı neredeyse her şeye beni de davet etti, ve asıl inanılmaz olan şey ise, benim hoşlanmayacağımı bildiğim kısımlardan beni kurtararak. Mesela der ki: “Tamam arkadaşlar, Pakistan’daki insanlar için sahneye çıkma fırsatım var, hadi hep beraber gidelim.” ve bunları tekrar ve tekrar yapıyor.”
“Birkaç yıl önce Hindistan’da Yeni Delhi’deydik ve dedi ki: “Taç Mahal’i görmeye gitmek istiyorum. Küçük bir uçak kiralayacağım ve Agra’ya kadar gidip oraları göreceğiz.” ve tek başına tüm bunları yapabilecekken herkesi kendisiyle beraber gitmeye davet etti.
“Bunu Ürdün’de de yaptı.” diye devam etti Scott. “Bizi Petra’yı görmeye davet etti; biz bu konuda şakalaşıyorduk. Amman’daki gösterinin ardından tam diyordum ki: “Fazladan bir gün kalıp Petra’ya araba ile gideceğim ve kayalıklardaki şehri göreceğim.”, benden önce davrandı ve dedi ki: “Bir helikopter kiraladım, şehre indiğimizde öğleden sonra oraya gidebiliriz ve akşam da konser için geri dönebiliriz.”
“Ya da birkaç ay önce New York’taydım ve dedim ki: “Bryan, yarın akşam boşuz, Rangers’ın maçına bilet alacağız.” Onun cevabı şu oldu: “Hayır, ben zaten Bruce’u aradım. Maçta yerlerimiz hazır.” Bunu yapmayı seviyor, herkesi olaya dahil ederek. O her şeyi grup olarak düşünüyor. Bu konuda inanılmaz biri.
” Bazıları Adams’ın 1985’te nerdeyse ölümle sonuçlanabilecek olan skydiving denemesini ya da 2000’deki ufak motosiklet kazasını duymuştur fakat kişisel olayları hakkında şarkı yapan sözyazarlarının tersine Adams bunu hiç yapmamıştır. 1987’deki “Into the Fire”ın yanı sıra, Adams’ın politik ve toplumsal düşünceleri genelde aşk hakkında yazdığı şarkılarından ziyade davranış ve faaliyetlerinde dışarıya yansımıştır. Nadir gerçekleşen röportajlarda, müziğe adanmışlığı aşikardır fakat kişisel hayatı spot ışıklarının kesinlikle uzağında kalmaktadır ve kıvrak zekası ile güçlü karakteri sayesinde bu konudaki soruları kolaylıkla bertaraf edebilmektedir.
Peki basında Adams ile ilgili yazıları okuduğunda ya da insanları onun hakkında konuşurken duyduğunda menajerini usandıran şey nedir? Tüm bu insanların her zaman kaçırdığı nedir?
“Onun müzik anlamında şimdiye kadar yapmış olduğu şeyler göz önünde bulundurulduğunda, bunların karşılığı olan saygı, itibar, övgüyü aldığını düşünmüyorum.” dedi Allen biraz şaşırtıcı bir şekilde, Adams’ın aldığı ödüller ve Canadian Hal of Fame’e alınması düşünüldüğünde. “İnsanların bir şeyi göz ardı ettiğini düşünüyorum. Evet, herkes her zaman kaç albüm sattığını söylüyorlar fakat insanlar hiçbir zaman anlayamadılar ki – müzik dünyasındaki en büyük yapımcılardan ikisi olan Mutt Lange ve Bob Rock’ın da dediği gibi – O günümüzün en iyi beyaz şarkıcısıdır. O telefon rehberiyle bile müzik yapabilir, insanların kaçırdığı bu işte.
” Bir gerçek de var ki, diğer büyük söz yazarlarının aksine, Bob Dylan’dan Bruce Springsteen’e, Eminem’e, insan Adams’ın şarkı sözlerinden kişiliğini çok fazla anlayamaz – politik görüşleri, sosyal düşünceleri, son macerası nedir?
“Kariyeri boyunca çok şey yaptı, öyle şeyler ki bir baktığımızda “Pakistan’da gerçekleştirilen ilk yardımsever hareket, Vietnam’a ilk giden batılı şarkıcı, TÜRKİYE’de ilk konser veren batılı şarkıcı.” Onun inancına göre müzik tüm sınırları aşar. Onun müzik hakkında gerçek düşüncesi bu.”
“Onun davranışları sözlerinden daha çok şey söylüyor. O gösteriyor. Kanser için topladığı paralar, bunun yanı sıra o, güney yarımküredeki balina sığınağının yapılmasını sağlayan adamdır. Son turnede Ürdün’de sahneye çıktı. Kore, İzlanda, Mısır, Katar, Hindistan, Şili, Doğu Berlin, Rusya. Birçok insan bu yerlere gitmez bile.”
“O her şeyi yapıyor – İlk Amnesty turnesi, Live Aid, Live 8, iki ya da üç kez The Prince’s Trust, Nelson Mandela Özgürlük Konseri. “Tears are Not Enough” kampanyasının ardındaki itici güçtü ve Pavarotti ile İtalya’da, Smokey Robinson ile Apollo’da, McCartney ile Londra’da şarkılar söyledi. Barbara Streisand, Sting, Rod Stewart, Tina Turner ve The Who grubu ile aynı sahneyi paylaştı.”
“O Kanada’nın uzak ara 1 numaralı büyükelçisidir,” diye iddia ediyor Allen. “Onun kadar iyi olmak bir yana, ona yaklaşabilen bile yok.”
kaynak: bryanadams.com
Kategori: Genel Haberler
22 Yorum
Bu Yazıyı Paylaşın
|
Bu Haberi Yazdır






13 Nisan 2006 saat 10:04'de
Eline Saglik Benal. Gercekten harika bi röportaj.
13 Nisan 2006 saat 7:49'de
benden de bravo harika bir translate olmus kelimesi kelimesine Amerika sana yaramıs dostum!
congratulations!!!
14 Nisan 2006 saat 8:36'de
tesekkur ederim arkadaslar. gorevimi yapmaya calisiyorum, cogunlukla aksatsam da… yardımim olduysa ne mutlu bana…
Bu arada, Bruce Allen’in Bryan’in hakettigi olcude itibar gormedigi konusundaki sitemine kesinlikle katiliyorum. O bence de müzik tarihinin dehalarindan biri, gunumuzun bilgisayar ve erotizm ile desteklenmis sisirme “popstar”lari onun tirnagi bile olamaz. Keske basari satilan albumlerin sayisiyla olculmeseydi. Media tarafindan yonlendirilen gencler ne yazik ki Bryan Adams’in yaraticiligi ve yeteneginin tadini alamadan kendilerini yapay muziklerle zehirliyorlar.
14 Nisan 2006 saat 4:30'de
gerçekten size teşekkür ediyorum böylesine bir üstadın herşeyini bize yansıtmaya çalıştığınız için gerçekten güzel bir tercümeyle bize bunu sunduğunuz için çünkü medya BRYAN ADAMS
15 Nisan 2006 saat 12:14'de
çok güzel bir röpörtaj olmuş kutluyorum ,bize ulaştırdığınız için.ayrıca bryan adams bir deha ve değeri bilinmiyo ,bu konuda benman a katılıyorum.
20 Mayıs 2006 saat 8:56'de
kendimi bildim bileli bryan adams hayranıyım.çocukluğumda ı do it for you ile başladı ona olan bağlılığım.önceleri taklit ile söylerdim şarkısını sonra ingilizce öğrendim ve sayesinde geliştirdim.o benim ilk aşkım aynı zamandaşimdi 23 yaşında bi öğretmenim. hala iyi bi hayranıyım yalnız beni üzen gerçekten artık çevremdeki insanların bryan ı tanımıyor olması..gerçek müzikten bihaber yaşıyorlar malesef..:(
21 Mayıs 2006 saat 7:27'de
bu site de zaten günümüzde hala bryan’a olan hayranlıklarını sürdürebilen ve onun değerini bilen hayranları yalnız olmadıklarını bilsinler diye kuruldu sanırım… ne dersin bulut?
bryan’ın dünyanın gelmiş geçmiş en büyük müzik dehası olduğunu düşünenler el kaldırsın!
BEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEN!!!!
30 Haziran 2006 saat 8:21'de
ben bryan adams’ı ilk 1 yıl önce dinledim ve bu yıl sadece bilgisayarımda bryan adams calıyor.ben bir sanatcıyı bu kadar sevdigimi hatırlamıyorum.butun sarkıları ezberimde nerdeyse keske turkiye de tekrar konser verse de gitsek
31 Ocak 2007 saat 6:02'de
Ben Bryan Adams ile 1990 yilinda tanistim. Yani tam 10 yasimdayken. Su an 27 yasimdayim. 17 yillik bir Bryan Adams dinleyicisiyim, hatta dahada otesi diyebilirim. Tum albumleri, singlelari, dvd ve vcd leri, hakkindaki roportajlari ve resimlerine posterlerine kisacasi onunla ilgili herseye sahibim. (Bryan manyagi oldugum asikar galiba
) Velhasil, onunla ilgili bir baska haberide benman arkadasimizin tercumesi ile okumak cok keyifli idi. Tesekkurler…
10 Haziran 2007 saat 9:29'de
Selam brayn adamsın en çok sevdiğim şarkısı straight from the heart’tır ve sesi de çok hoşdur nasıl anlatayım insanın ruhunu çözen bi sesi var
teşekkürler iyi çalışmalar
10 Haziran 2007 saat 4:45'de
Selam brayn adamsın sesi kadife gibi insanı çekiyor yorgunluğunu alıyor kalite bi ses.
10 Haziran 2007 saat 4:47'de
selam ben dj yim ve brayn adamsdan günde 5 şarkı çalmassam ogünü tamamlıyamam (:
10 Haziran 2007 saat 4:51'de
selam brayn adams la ilgili bi bölüm hazırlıyorum forumuma sizlerinde yardımını beklerim
10 Haziran 2007 saat 4:53'de
mrb çok güzel konular tebrikler
10 Haziran 2007 saat 4:54'de
mrb arkadaşlar everditay ı do şaşmaz (:
10 Haziran 2007 saat 4:56'de
brayn adams tartışılmaz sadeece dinlenir
4 Ağustos 2007 saat 6:06'de
O bir klasik
Tartışmaya gerek yok. Sadece dinleyin
4 Ağustos 2007 saat 6:07'de
Siteyle tesadüfen karşılaştım. Selamlar
3 Eylül 2007 saat 7:47'de
off offf süper bir ses
3 Eylül 2007 saat 7:49'de
Hoş site olmuş. Emeği geçenlere tşk.ler.
3 Eylül 2007 saat 7:49'de
tbrkler.
29 Nisan 2008 saat 9:34'de
Bryan Adams , sadece ses değil her yönüyle mükemmel bir insan.Üstüne söz yok sanırım