Gönüllerin stadyum rock’çısı

Bryan Adams 25 yıllık külliyatını “Anthology” adlı iki CD’lik toplama albümünde 36 şarkıda izah etmeye çalışıyor
Eğer bugünlerde müzik marketlerin raflarında siyah beyaz kontrastıyla sizi çeken bir albüm kapağı ile karşı karşıya kalırsanız, “Ne yaptıklarını anlamakta güçlük çektiğimiz enerjik gençlerden biri yeni bir albüm çıkarmış galiba, hani şu kendilerine nu-metalci diyenlerden” deyip geçmeyin.
“Sağlam ve başarılı”
Biraz daha yaklaşın ve dikkatlice bakın. Yoksa halen tanımadınız mı? O halde beyaz üzeri beyaz yazılmış, okunması güç yazılarını okumaya çalışın. Evet, elindeki gitarıyla 20′lik bir akrobat gibi havalara sıçrayan adam Bryan Adams’ın ta kendisi. Hani şu mainstream rock bayrağını John Cougar Mellencamp’ın elinden alarak albüm ve single listelerinin zirvesine taşıyan, Bonnie Tyler’dan Kiss’e kadar sürü sepet rock’çıya şarkı yazan enerjik adam.
Raflarda gözlerinizi ovuşturarak seyretmekte olduğunuz “Anthology” adlı albüm, Bryan Adams’ın 25 yıllık külliyatını toplam 36 şarkıda izaha yeltenen iki CD’lik bir toplama.
Kısa kollu beyaz tişörtü ve kirli blue jean’i ile özdeşleşen Kanadalı rock yıldızı Bryan Adams, yükseldiği yılların dinleyicileri ve yazarları tarafından Bruce Springsteen gibi “sağlam ve başarılı” bir rock’çı olarak karşılanmıştı.
İmajları aşağı mahalleden toplanmıştı ama kendisi işçi sınıfından değildi. Bir diplomat olan babasının işi gereği sürdürdükleri göçebe hayatı, ailesinin parçalanmasıyla sonuçlanınca kendini gitara ve müziğe vurdu genç adam.
İlk bestelerini şans eseri tanıştığı BTO (Bachman Turner Overdrive), Joe Cocker ve Juice Newton’a satması, gözlerin üzerine çevrilmesine neden oldu. İlk önemli başarısını 1984 tarihli “Reckless” ile yapınca, birbiri ardından çorap söküğü gibi geldi ünlü şarkılar.
Yanıltıcı, ama heyecan veriyor olmasıyla yanıltıcılığını sevimli göstermesini bilen kapağıyla “Anthology”, Adams’ın hit şarkılarını bir makineli tüfek acımasızlığıyla takır takır sayıyor. Hem de 1980 ile 2005 arasındaki 25 yılı kronolojik bir sıralama ile bir çırpıda yutarcasına.
Adams’ın hayranı olmayanların bile ezbere söyleyebileceği kadar ünlü şarkılardan oluşan bu külli toplama stadyum rock’çımızın hit şarkılarının B yüzlerini de kapsasaydı, (hayranlarını büyük bir külfetten kurtaracağı için) daha anlamlı olurdu. Ama mühim değil; seven adama toplamanın içindeki daha önce yayınlanmamış iki yeni şarkı da yeter.
Başucu nesnesi
Plak şirketi Adams’ı bir darphane gibi görüyor olmalı. Bu yüzden ciddi bir toplama albüm enflasyonu yaşatıyorlar ona. Çünkü “Best Of Me” çıkalı çok olmamıştı, hatta biraz evvelinde de “Chronicles” adıyla bir boxed bile yapmıştı. Neyse ki, “Anthology” uyduruk bir toplama değil kesinlikle. Kısa süre önce çıkanlardan daha etraflıca. Sadece onla birlikte yaşlanan dinleyicilerinin ve müzik arşivlemeye yeni başlayanların değil, onların anne ve babalarının bile alarak eski kırkbeşliklerin arkasındaki Elvis ve The Beatles plaklarının önünde duran The Unforgettables serisinin yanına koyabilecekleri kadar fetiş bir başucu objesi.
kaynak: milliyet
Kategori: Genel Haberler
3 Yorum
Bu Yazıyı Paylaşın
|
Bu Haberi Yazdır






1 Mart 2006 saat 7:52'de
dogru valla… adamin konserleri bir baska oluyor… sanki yeniden doguyor konserlerde… hani diyorlar ya, sarkilari eskisi gibi degil diye, konserlerini dinlemedikleri belli bu insanlarin, en son tercihiniz olan parcayi bile konserlerinde farkli yorumluyor bu adam.
so far so good da var bende, the best of me albumu de.. ama anthology’yi almakta tereddut etmedim. bilmiyorum, belki benimkisi biraz fanatiklik oluyor. ama bryan’in tum albumlerinin koleksiyonumda yer almasi benim icin cok onemli. sadece normal albumleri degil, internette buldugum 15-20 kadar konser kaydini da CD haline getirip konser kaydindan uygun bir resim koyuyorum CD kapagina.. vienna 30 october 1999 ilk albumdu bu sekilde hazirladigim… ben bryan’i 1993′te tanidim, ne yazik ki bryan’in dunyayi sarstigi reckless, into the fire ve waking up the neighbours albumlerini sonradan ogrenmis oldum… olsun, 13 yildir her yeni albumuyle hayatima renk katiyor ya, onemli olan da bu…
devam arkadaslar, bryan’i dinlemeyi hic birakmayin. bu adam turunun son ornegi, artik onun gibileri uretmiyorlar…
1 Mart 2006 saat 10:36'de
Milliyetten böyle bir yorumu okumak güzel en zından türk basınından bazı gazeteler Bryan’ın hakkını veriyor bu kadar zibidi album ve snatcı varken Adams’ın son albumu ile ilgili yapılan yorum gercekten sevindirici.
Türk basınında umarız daha cok adams kaynaklı haberlere rastlarız cünkü çok daha fazla adından söz ettirmeyi ahkkediyor yaptıkları ile.
8 Mart 2006 saat 1:30'de
bir sanatçının üç özelliği olması gerekir bunlar:canlı performans,iyi sözler ve güzel besteler.bryan adamsda bu üç özellikde var.bu albüm de sanatçıyı tanımak isteyenler için biçilmiş kaftan.
bu albüm iyi bir toplamam.ancak şu da gerçek bryan adams hala 18 yaşında çünkü albümlerin devamı geliyo büyük olasılıkla.