|
Dünyanın en ünlü müzik festivallerinden biri olarak kabul edilen "TW Classic" onuncusu geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Festivali yerinde izleyen web sitemiz üyelerinden Meryem Magnier sanatçının 2011 dünya turnesi kapsamında bu festivalde vermiş olduğu konseri de izleme imkanı buldu. Konserden izlenimleri ve fotoğraflarını bizimle paylaştı.
Tüm konser fotoğraflarını görmek icin tıklayın.
Bryan Adams hayranlığımın 20.yılı
Belçika konseri ilk anons edildiğinde sanırım şubat ayıydı. Hemen biletimi alıp konsere yakın bir yerde bir pansiyon ayarladım. Mavi gözlü küçük dev adamı tekrar görebilecek olmak beni çok heyecanlandırıyordu. Sabırsızlıkla aylarca konser tarihinin gelmesini bekledim. Onu çok ama çok özlemiştim. Nihayet konser günü geldi. Cuma akşamından hemen yola koyulduk. Yolculuk yaklaşık 5 saat sürdü. Kaldığım pansiyon festival alanına yaklaşık 18 km uzaklıktaydı. Belçikalıların sanatçıya olan düşkünlüğünü biliyordum ve kendimi ona göre hazırladım. Aylarca bekledikten sonra artık onu arka sıralardan görmeye dayanamazdım.
Bu sene Bryan Adams hayranlığımın 20.yılını kutluyordum. Bu yüzden hiç bir riski göze alamazdım. O nedenle saatimi 05:30'a kurdum. Saat çaldığında heyecanla yerimden fırladım. Pencereden dışarı baktığımda yağmur yağıyordu. Haliyle üzüldüm tabi biraz. Ama olsun, yağmurda olsa çamurda olsa hiç bir şey bugün benim keyfimi kaçıramazdı. Yağmur dolayısıyla kimselerin erkenden festival alanında olmayacağını düşünerek saat 07:00'ye kadar bekledim. Konser alanına geldiğimde ise ortalıkta benim gibi 5-6 tane Bryan hayranından başka kimsecikler yoktu. Hemen hemen hepsi diğer konserlerde gördüğüm tanıdık yüzlerdi. Giriş kapılarından birinde en ön sırada yerimi aldım ve beklemeye koyuldum. Hava ne soğuk nede sıcaktı. Bu arada yağmurda şiddetini düşürmüştü. Hava da sanki konsere kendini hazırlıyordu. Artık emindim, sanırım bugün benim günüm olacaktı.
Simple Minds, Texas, James Blunt ve diğerleri ..
Zaman geçmek bilmiyordu sanki. Saat 12:00 gibi kapılar açıldı. Güvelik kontrolünden geçtikten sonra sahne alanına bütün gücümle koşmaya başladım. Bir an sanki nefesimin kesildiğini hissettim ama pes etmedim ve en ön sırada yerimi almayı başardım. Festival olduğu için konserler saat 14:00'den itibaren başladı. Festival kapsamında konser veren birçok ünlü isim vardı. Simple Minds, Texas ve James Blunt bunlardan birkaçıydı. Birçok insan bu grupları izlemek için nelerini vermezler. Üstelik birçoğu aynı festivalde aynı gün sahne alıyordu. Benim içinde biraz öyleydi, ama ne garip ki konu Bryan Adams olunca açıkçası diğer konserlere çok konsantre olamadım. Çünkü benim aklım hala akşam sahneye çıkacak olan Bryan'daydı. Sadece daha önce konser vereceği duyurulan ancak iptal edilen Shakira konserinin yerine James Blunt'un geleceğini öğrenmek beni sevindirmişti. James Blunt'ı Bryan Adams kadar olmasada severim. Bu yıl James Blunt'ın Paris'teki konserine gitmiştim. James sahneye çıktığında şarkılarına tek tek eşlik ederek bayağı bi eğlendim. Sonrasında ise sahne alan Simple Minds ile izleyiciler coşarken benim aklım yine akşamki konserdeydi.
20 yıl önce başlayan aşkın kahramanı ..
Büyük an yaklaşıyordu. Bryan'dan önce en son sahneye Texas çıktı. Artık sabrım iyice azalmıştı. Texas son şarkısını seslendirip sahneyi terkettiğinde ise rahatlamıştım. Merakla sahne görevlilerinin sahneyi yeniden hazırlamalarını, Bryan Adams ve grubunun enstrümanlarını hazırlamalarını izledim. Sahne hazırlandı, gitarların teker teker akorları yapıldı ve yerlerine koyuldu. Ve nihayet saat 22:50'de mavi gözlü küçük dev adam anons edildi. İşte orada tam karşımdaydı. Aramızda sadece bir metre kadar bir mesafe vardı. Her zamanki gibi sahneye çıkışını "House Arrest" parçasıyla yaptı. Sonrasında "Here I Am" ve "I'm Ready" parçalarını seslendirdi. Ardından "Waking Up The Neigbours" albümündeki tüm şarkıları sırasıyla söylemeye başladı. Şarkılar beni beni ta yıllar öncesine, sanatçıyı ilk dinlemeye başladığım 13'lü yaşlarıma götürdü. "Everthing I Do I Do It For You" şarkısını söylerken ise tam benim karşımdaki mikrofona gelip şarkının geri kalanını oradan söylemeye başladı. İşte o anda gözyaşlarımı tutamadım. 20 yıl önce başlayan bu aşkın kahramanı mavi gözlü küçük dev adam tam karşımdaydı. O benim en sevdiğim şarkısını söylüyordu ve bende ona eşlik ediyordum. Mutluluğumun tarifini anlatmam gerçekten çok zor. Bryan Adams hayranlığımın 20. yılını harika bir konserle kutluyordum. 20 yıl önce onu kasetlerini dinleyip radyoda ne zaman çıkacak diye bekliyorum. Şimdi ise tam karşımdaydı! .Allahıma ne kadar teşekkür etsem azdır. 20 yıl boyunca onun şarkılarını dinleyip onunla mutlu olduğum onun şarkılarıyla ağlayıp onun şarkılarıyla güldüğüm kahramanımı karşımda görmenin sarhoşluğunu yaşıyordum.
Konserin artık sonuna gelinmişti. Konser sona erdiğinde üzerimde 17 saat beklemenin vermiş olduğu yorgunluğuma rağmen ayaklarım konser alanından uzaklaşmak istemiyordu. Bryan Adams konserini sonlandırırken "Ben buraya gene geleceğim bunu hissediyorum" dediği sözleri hatırlayıp gülümseyerek ordan ayrıldım. Ama biliyordum ki eğer o gelirse bende orada olacaktım.
Meryem Magnier
|